Pazartesi, Şubat 12, 2007

Aşk Sahip Olduğumuzda Kaybettiğimizdi

Aşk kısıtlı zamanlarda yaşanınca aşk oluyor galiba. Belki de bundan, kısa zamanlarda yaşadığımız yoğun duygularımızın hafızamızda bıraktığı derin izler ve hatırlandığında yüzümüze verdiği o saf gülümseme.

Yaz aşkları örneğin, kısacık zamanlara sığdırılan unutulmaz hatıralar. Hangimiz yaşamadık ki yaz aşklarını? Kısacık sürelere dev aşklar sığdırdık kendimizce. Ömür boyu sürecek sandık her yaşadığımız. Yaz bitti herkes evine döndü. Yaz aşkları birden son buldu. Tüm yaz aşklarımız kalbimizde yer alan ölümsüz aşklar mezarlığına kaydoldu. Sürdüremedik yaz aşklarımızı, taşıyamadık soğuk kış günlerine.

Zamanımız boldu oysa kış aylarında, yazın doyamadığımız aşkımızı kışın yaşayabilirdik doya doya. Olmadı. Zira zamanımız boldu bol olmasına da biz bu zamanımızı gereksiz kaprislere, incir çekirdeğini doldurmayacak kavgalara, kıskançlıklara ayırmayı tercih ettik. İktidar kavgasına tutuştuk kim geçecek aşkın dümenine diye. Gözle görülmeyen sınırlar çizdik yazın tadına doyamadığımız aşkımıza.

Aşk yönetilmezdi oysa ve sınır kabul etmezdi de. Bir baktık ki yazın yaşadığımız o büyük aşkımız terk etmiş bizi, kala kalmışız yalnızlığımızla iki kişi baş başa.

Galiba aşk sahip olduğumuzda kaybettiğimizdi.

Hiç yorum yok: