Küresel ısınma malumunuz. Kuraklık almış başını gidiyor. Büyük kentlerimizde su kesintileri başladı bile, belki bu kadarı kabul edilebilir geliyor ama gelecek yıllarda kimse durumun iyiye gideceğine dair bir şey söyleyemiyor.
Bu yaz tatilimde, geçen yıl yaşadım her şey dahil 5 yıldızlı tatil köyü eziyetinden sonra, Artvin Şavşat’taydım. Belki beş yıldızlı tatil köyü yoktu ama üzerinde elle uzanılsa yakalanacak mesafede bir sürü yıldız olan kendi köyüm vardı.
Girizgâhta küresel ısınma dedik, kuraklık dedik, susuzluk dedik, Şavşat bunların hiç birini yaşamayan yer yüzü cennetlerinden biri. Tabi eğer cennetten anladığınız barlar, diskolar, gümbür gümbür bir müzik, içinden 3 kap yemek seçemediğiniz açık büfelerse o zaman başka.
İsviçre Alplerini çoktan keşfetmiş zenginlerimizin nasıl olupta buraları keşfetmediğine ise bir türlü akıl sır erdiremedim. Petrol zengini Suudi Arabistan’da, petrol kuyularından petrolün boşa akıtılmasına denk buraların turizm potansiyelinin değerlendirilmemesi.
Bir yanda şehir hayatından kısa sürede olsa kaçmak, doğayla baş başa kalmak ve hatta doğayla mücadele edebilme fırsatını yakalamak için dünyanın parasını harcamaya hazır insanlar var, bir yanda ise bunu sunabileceğimiz cennetimiz ama ne yazık ki ikisini bir araya getiremiyoruz.
Doğa turizmi bu ülkede en az yatırımla yapılabilecek ve en çok getiriyi getirecek sektörlerden birisi. Bugün bırakın Marmarisi, Bodrumu, Mersinde sahil kenarında alacağınız 10 dönümlük arsa fiyatına Şavşat’ ta dört dörtlük bir turizm köyü kurmanız mümkün. Akıllı yatırımcıya derim ki bu fırsatı kaçırmayın. Gidin, gezin, görün neler yapılabilir bakın. Söz her yaz ben 15 gün kalmaya gelirim. Biraz fikriniz olsun diye aşağıda kendi objektifimden resimleri koyuyorum. Şavşat ve Şavşat kültürü ile ilgili olarak www.savsat.com sitesinden daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.











Hiç yorum yok:
Yorum Gönder